Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

5 Eylül 2014 Cuma

Behçet Hastalığı

Behçet hastalığı bir Türk doktoru olan "Hulusi Behçet" tarafından keşfedildiği için bütün dünyada aynı isimle bilinir. 

Hastalık eski İpek Yolu rotasında yani Çin, Japonya içerisinde Türkiye'nin de bulunduğu Akdeniz ülkelerinde sıklıkla görülen kronik vaskilüt (damar duvarı iltihabı) romatizmal bir hastalıktır. Hastalık Japonya'da meydana gelen körlüklerin önemli kısmının sebebi olarak bilinir. Birçok romatizma türü kadınlarda sık görülür. Ancak Behçet hastalığında bir denge söz konusudur ve erkeklerde daha ağır seyreder. 

Hastalığın sebebi kesin olarak bilinememektedir. Hastaların tümünde ortak bir özellik bulunamamakla beraber çoğunda HLA-B51 genine rastlanmaktadır. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğu öngörülmektedir.

Hastalığın belirtileri

Behçet sistemik bir hastalık olduğu için birçok organı tutabilir ama özellikle cilt olmak üzere bazı organlar üzerinde daha sıklıkla etkisi vardır. 

- Genelde dudak içleri ve dilde görülen tekrarlayan aftlar ve yaralar görülür. 
- Genital yaralar ve ülser görülür.
- Deride özellikle dirsekler ve diğer eklemler çevresinde olmak üzere, derinin herhangi bir yerinde ağrılı, kızarık yaralar görülür. 
- Eklemlerde tutulum görülebilir.
- Gözde üveit (gözün bir tabakasında iltihap) (Tedavi gelişmediği zamanlarda körlük sıklıkla gözükmekteydi.)
- Her türlü damarı tutabilir. 
- Hastalık çok şiddetli seyrettiğinde akciğerde ve beyinde çok tehlikeli tutulumlar olabilir.

Hastalığın teşhisi ve tedavisi 





Özellikle ağızda tekrarlayan yaralar, genital ülser ve ciltteki yaralardan yola çıkılarak Behçet hastalığının ön tanısı konur. Bununla beraber ön koldan yapılan Paterji testi bu tanının güçlenmesine yardımcı olur. Testin pozitif çıkması hastalığın varlığını kesin olarak göstermez. Çünkü hastaların yalnızca yarısından biraz fazlasında bu test pozitif sonuç verir.  
Hastalığın tedavisinde şiddetli olmayan bulgular için  kolşisin, steroidler, steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar kullanılabilir. Ciddi tutulumlarda ise yüksek doz streoidlerle birlikte azatioprin,  siklofosfamid ve siklosporin gibi tedaviler uygulanabilir.


Hasta ve hasta yakınlarının bilmesi gerekenler ise şöyledir: Behçet hastalığı sistemik bir hastalıktır. Yani yalnızca ağzınızda ve cildinizde yara ile geçip gitmeyebilir. Birçok organ ve sistemde tutulum yapabilir. Tedaviye alanında yetkin bir romatolog ile devam etmeniz gerekmektedir. Gerekli gördüğünde romatoloji doktorunuz sizi gerekli olan diğer bilim dalı hekimlerine yönlendirecektir.

Son olarak hastalığa yakalanmayıp bu yazıyı okuyanlar için, ağzınızda ve cildinizde sıkılıkla tekrar eden yaralar var ise ihmal etmeden bir doktora görünün.

Diğer romatizma hastalıklarıyla ilgili araştırmalarımı sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Paylaşımda kalalım, severek yaşayın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder