Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

13 Ocak 2015 Salı

Bir Kahve Arası


Kahve dünyada yılda 7 milyon tondan fazla tüketilen, kafein içeren bir içecektir.  Bu da yılda kişi başı 1.3 kg kahve tüketimine isabet etmektedir. Kahve aralarının çoğunlukla bizi zinde tuttuğu bir gerçektir; fakat her zaman bu doğru değildir. 


Kahve araları her zaman aynı etkiyi yaratmamaktadır. Bunun sebebi ise vücudumuzda gün içerisinde bazı hormon seviyelerinde sert değişimler yaşanmasıdır.
Bunu dikkate alarak kahve tüketmek yani kafein almak ciddi öneme sahiptir. Kahve vücudumuzda tıpkı bir ilaç gibi etki göstermektedir. Yani kahve alındığında vücudumuzda önemli kimyasal değişimler oluşmaktadır. Kronofarmokolojik araştırmalar sonucu ilaçların hangi saatlerde alınmasının biyolojik açıdan en iyi etkiyi göstereceği belirlenmektedir. Tıpkı ilaçlar gibi kahve içerken de hangi saatlerde alınacağı stratejik bir öneme sahiptir.






"Sirkadiyen Ritm" denilen biyolojik saatimiz beynimizde "hipotalamus" üzerinde bir bölge tarafından izlenmektedir. Uyku düzenimiz, beslenme ve enerji tüketimimiz ve hormonlarımız hipotalamus denilen bu bölüm tarafından kontrol edilmektedir. Bu hormonlardan birisi de stres hormonu olarak bilinen "kortizol" hormonudur (kortizon hormonu ile karıştırılmamalı). Yeterli miktarlarda kortizol hormonu salınımı zinde kalmamızı sağlamaktadır. Ancak hormon miktarının fazla olması aynı anlama gelmemektedir. Kortizol vücudumuzda sabah erken saatlerde (8-9 arasında) günün en düşük seviyelerinde seyretmektedir. Dolayısıyla kortizol hormonun artışına sebep olan kahveyi bu saatlerde tüketmek isabetlidir. Hormon seviyesinin normal seyrettiği saatlerde kahve tüketimi umulduğu gibi olumlu etki göstermeyebilir. 
Sabah saatleri ve hormon seviyesinin düşüş gösterdiği diğer saat aralıkları öğle tatili ve 17:30, 18:30 arası kahvenizi keyifle içebilirsiniz. 

Lupuslu hastalar kahvenin hastalıkla alakalı bir sakıncası olup olmadığını merak ediyorsa yeri gelmişken biraz bahsedeyim. Annem romatologuma kahve tutkunu olduğum için konuyu ısrarla danışmıştı :) Lupusla alakalı kahvenin bir sakıncası olmadığını ama genel anlamda herkese sakıncası olabildiği için abartmamak gerektiğini, günde bir iki fincan kahvenin bir zararı olmayacağını belirtmişti.

Kahve denildi mi ben Türk kahvesi algılarım. Pişirmekten de içmekten de çok keyif alırım ama öyle tek başına da içilmez. Yanında sevdikleri, dostları olmalı insanın. "Hadi bir Türk kahvesi  yapıyım sana" sözüyle yapılmış ve sevgi katılmış Türk kahvesini, sevdiklerinizin hoş sohbetleri eşliğinde yudumlamanın tadı herhalde hiçbir şeyde yoktur. Eee boşuna dememişler bir fincan kahvenin kırk yıl hatrı vardır diye. Hadi bir kahve yapın siz de. Muhabbetiniz hoş, hatrınız bol olsun. Severek yaşayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder