Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

22 Şubat 2015 Pazar

N'aber Lupus?

Genellikle sizlerle bilimsel gelişmeleri paylaşıyorum. Bu sefer size kendi sağlık durumumdaki gelişmelerden bahsedeceğim. Belki durumum şu an lupusu kötü gidenlere umut olup yol gösterici olur. Belirtmem gerekir ki, kötü şeylerden dramatize ederek bahsetmeyi sevmem, bugün yaptığım gibi hep güzel şeylerden bahsedeceğim. Çünkü Lupus hastasıysanız mutlaka kendinize göre kötü günler geçirmiş oluyorsunuz ve eminim sizi de bende olduğu gibi başkalarının kötü anıları karamsarlığa sürükleyebiliyordur.


Leo ve Ben 





Şubat ortasındaki doktor kontrolüm sonucunda, yaklaşık bir buçuk senedir kullandığım kortizonun artık sonlarına geldiğimi ilk olarak müjdelemek istiyorum. Şu an gün aşırı 2.5 mg almaya devam ediyorum. Doktorum bir ay sonra bırakabileceğimi söyledi. Tahlil sonuçlarına gelecek olursak, genel değerler oldukça normal. Yolunda gitmeyen tek durum idrar yollarındaki enfeksiyondu. İdrar yolu enfeksiyonundan bir türlü kurtulamayanlardanım. Doktorum bu durumun İmuran'ın bağışıklık sistemini sıkı baskılamasından kaynaklı olduğunu söyledi ve bir süre antibiyotik tedavisi gördüm. Yine İmuran'a aynı dozda devam edeceğim. Öte yandan lupus hastalarının sürekli kullandığı Plaquenil günde bire düşürüldü. Uyku bozukluğum ve konsantrasyon eksikliğim için kullandığım antideprasana devam edeceğim. Bunu da antidepresan kullanmaya çekimser yaklaşanlar için paylaşıyorum ki, bana oldukça iyi geldi.



Sağlık durumumun iyi gitmesindeki faktörler


Lupus hikayemi yaklaşık sekiz ay önce yazmıştım. Sağlık durumum bir ara kötüye giderken onu yakaladık :) Bunun en önemli nedeni doğru romatologla tanışmış olmam olduğunu düşünüyorum. Doktorumun bilgi birikimi ve ilgisi sağlık durumumun iyiye gitmesinde şüphesiz en önemli faktörlerden biri oldu. Hatta doktorumun iyi öngörüleri sayesinde böbrek tutulumunun kıyısından döndüğümü eklemek isterim. Yani bir şeyler olduktan sonra değil, bazı tedavileri kötü şeyler olmadan önden önden gördüm. Bu doktorumun öngörüsü sayesindeydi.

Son sekiz ay içerisinde neredeyse hiç ilaçlarımı aksatmadım. Neredeyse diyorum, çünkü ilaç kutusu ile tanışana dek arada aklımdan çıkanlar olmuştu. İlaçları aksatmadan tam gerektiği zamanda almak onların işe yaraması için şüphesiz en önemli faktör. Kortizonu sabahın erken saatlerinde (en geç 08:00'da) aldım. Hangi ilacı hangi saatte alacağınız  da cidden çok önemli.

Beslenme adımına gelecek olursak düzenli ve sağlıklı beslendim. Özellikle saçma sapan önerilerden uzak durdum. Örnek vermek gerekirse karabaş otu, mısır püskülü vs :) gibi tıpla uzaktan yakından ilgisi olmayan kişilerin önerilerini asla dinlemedim, sizler de dinlemeyin. Buna ek olarak hiçbir destek gıda takviyesi almadım. Yenice yazdığım lupus sırlarına uydum. 

Bağışıklık sistemini güçlendirebilecek herhangi bir gıdayı düzenli olarak tüketmedim. Örneğin, ekinezya ve kefir hiç tüketmedim ve bal gibi her sofrada bulunabilen masum bir gıdayı bile temkinle tükettim. Hiç Omega-3 haplarından almayı düşünmedim. Doktoruma danıştığımda da zaten onay vermedi. Haplar yerine Omega-3'ten zengin beslenmek için   haftada bir mutlaka büyük balıklardan yiyorum ve ceviz, fındık tüketiyorum. Arada da doğal anti-enflamatuar olduğu için taze zencefil tüketiyorum. Kortizonun olumsuz etkilerine maruz kalmamak için asla tuz kullanmıyorum. Yemeklerim ve ekmeğim tamamen tuzsuz. Bunlar dışında günde bir bardak taze sıkılmış karışık meyve suyu içiyorum. Bunun bana iyi geldiğini ve enerji verdiğini hissediyorum.

Bu sekiz ay içerisinde kesinlikle atlamamam gereken bir faktör güneşten ve UV yayan her türlü ışık kaynağından korunmak. Yaz, kış ayırmadan her gün mutlaka 50 faktör dermokozmetik güneş kremi kullandım. Güneş ışınlarının yalnızca cilt tutulumu değil organ tutulumuna da yol açabildiğini aklımdan çıkarmadım.

Yapamadığım, fakat yapmanın kesinlikle faydalı olduğu en önemli faktör egzersiz. Maalesef egzersiz ya da yüzmeye henüz başlayamadım ama kısa mesafelerde vasıta kullanmadım. Yüzmeye ise önümüzdeki ay içerisinde başlamayı düşünüyorum :)

Bunların dışında söyleyeceğim şunlar: Çok yoğun ve fazlaca ilaç tedavisi gördüm. Zor dönemler geçirdim ama hiçbir zaman kendimi hastaymışım gibi düşünmedim. Hastanede yatarken bile "Kendimi hasta olarak hissetmiyorum ki" derdim. Yine de hastalığımı unutup kendimi tehlikeye atacak hiçbir işe girişmedim. Yani üzerinde bilimsel çalışmaların yapılmadığı hiçbir yönteme kulak vermedim. Öte yandan bağışıklık sistemim baskılanıyor diye yaşamdan da uzak kalmadım. Örneğin; hayvanların bana zararlı olabileceğini hiç düşünmedim ve hiç kendimi hayvanlardan geri çekmedim :) 

Son olarak diyeceğim bu hastalıkta üzüntüye ve strese yer yok. Sizin moralinizi yüksek tutacak duyarlı insanlar yoksa çevrenizde  ilaçların, tedavilerin vs. tek başına elbette manası yok. Bu konuda çok şanslı olduğumu hissediyorum. Ailem ve yakın çevrem bana hep çok hassas davrandı ve duygusal biri olduğumu göz ardı etmedi. Onlara teşekkür ederim ve onları çok sevdiğimi buradan da söylemek isterim :) 

Siz de şu an hemen yanınızda bulunan insana sevdiğinizi söyleyin Sizi üzen insanlardan uzak durun, umutla kalın. Severek yaşayın.


2 yorum:

  1. Bende Lupus hastasıyım.Bloğunuzu çok beğendim. Çok faydalı bilgiler içeriyo keşke daha önce okumuş olsaydım. Yazdığınıza göre doktorunuzun bilgi birikimi ve ilgisi çok iyiymiş.Doktorunuzun ismini paylaşırmısız☺

    YanıtlaSil
  2. Merhaba bende lupus hastasıyım. Bloğunuzu çok beğendim. Çok faydalı bilgiler içeriyor. Keşke daha önce okumuş olsaydım. Yazdığınıza göre doktorunuzun ilgisi ve bilgi birikimi çok iyi. Doktorunuzun ismini paylaşırmısınız ☺

    YanıtlaSil