Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Demet'in Lupus Hikayesi

Mayıs Lupus farkındalık ayında Volkan Irak'tan sonra Demet Hanım hikayesini bizlerle paylaştı. Hasta yakınlarının yaklaşımının tedavi sürecinde etkili olduğunun örneğini anlattıkları sayesinde bir kez daha görmüş olduk. O kadar akıcı, doğal ve samimi anlatmış ki yaşadıklarını, Severek Yaşa olarak sonsuz teşekkürü bir borç bilir, sağlıklı, dert ve sıkıntıdan uzak mutlu bir yaşam dileriz.

"Aslen Aydınlıyım, 31 senedir Bursa'da yaşıyorum. Bende akciğer tutulumu görüldü. Böbrek ve kalpte sorun yok. Akciğerim büyük ölçüde düzeldi ama tam değil. Ben 9 sene hemşirelik yaptım. Sonra evli ve çocukluyken meslek çıkışlı olmama rağmen üniversite sınavını kazanıp Uludağ Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği'ni bitirdim. 16 sene çoğu Anadolu Lisesi olmak üzere öğretmenlik yaptım. 


2009'dan itibaren 3 yılı aşkın bir süre, beni üzen eşimin ailesi ile ilgili problem yaşadım. Uzun bir süreçte huzursuzluklar gittikçe arttı ve 2012' nin ağustos ayında akciğerim mi diyaframım mı desem bilemiyorum oturduğum ya da yattığım yerde içimde bir tuhaflık hissetmeye başladım. Uykumda bile oluyordu. Hani arabayla giderken araba boşluğa düştüğünde içimizde hoş bir boşluk hissi yaşarız ya öyle bir his işte. Birşeylerin yanlış gittiğini anlamama rağmen hastalığımı eşime söylemedim. Çok sıkıntıdaydım ölmek daha kolay geliyordu. 






Geceleri uyuyamıyordum. Eylül ayının sonlarına doğru yorgunluk, o hissettiğim tuhaflığın sıklaşması ve nefes almada güçlük başladı. Ekim ayında fazla yürüdüğümde takatsizlik, sonraları üç basamak merdiven çıktıktan sonra kesilip kalmalar başladı. Hastalığımı eşimden hala saklıyordum, o geldiğinde fazla hareket etmiyordum, o da bu durumu anlamıyordu. Hızla kilo da  verdiğim için kendimi kanser sanıyordum. Ölmek istediğim için son safhada yakalansın kimse kurtarmasın istiyordum. Ekim ayının ortalarında gece ateşim 38 dereceye kadar çıkmaya başladı. Bu sefer kendimi tüberküloz oldum zannetim. Ateş durumunu eşim fark etti. Hastaneye götürmek için uğraştı. Ben gitmeyince bana antibiyotik verdi (kendisi de doktordur). İçtim ama hiçbir şey değişmedi. 

Kasım ayına girerken ben kötürüm bir kadına dönüşmüştüm. İşte biliyorsunuz bilinen tahliller vs. sürecinden geçtim. Tek şansım tedaviyi kendim geciktirmeme rağmen teşhiste hiç gecikme olmaması. Lupus'u Amerikan literatürlerinden okudum daha sonraları. "11 tane Lupus belirtisinden en az 4 tanesi olursa teşhis konulur." yazıyor. Ben doktorumla yüzleştiğimde başka hastalıklarla karışmayan 2 belirti vardı, yine de hiç vakit kaybetmeden hemen Lupus tedavisine başladı. Diğer arkadaşların teşhise bağlı zaman kaybını okuduğumda, bu isabetli teşhisi için doktoruma çok minnettar oldum. 22 Aralık 2012' de Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yattım (Bursa). 

Asistanlar her gün diğer Lupus belirtilerini kovalıyorlardı "Vücudunda pullanma var mı, yüzünde kelebek şeklinde hiç kızartı oldu mu?" diye. Yani iki belirti dışındaki bütün belirtileri soruyorlardı. Ben hep "Hayır." diyordum ama daha sonraki aylarda onların sorularını tek tek yaşadım. Yalnız bende yüzdeki "kelebek" şeklindeki döküntü sadece 3 gün sürdü. Ciğerlerim hala tam düzelmiş değil. Cildime argan yağının iyi geleceğini söylediler. 2013, Mart sonu sahte olmayan argan yağına ulaşmak için Fas'a gittim. Güvenlik açısından turu tercih ettim. 3 gün Fas, 4 gün İspanya derken döndüğümde yine fenalaştım. Benim kendi suçum da var ama, iyileşir gibi olduğumda hemen birşeyler yapmaya kalkışıyorum. Pat diye düşüyorum.

Bu yıl ocak ayında kötü bir şey oldu. Burada, Bursa'da kötü bir öksürük salgını peydah oldu. "Pnümokok" aşımı yaptırmış olmama rağmen ben de yakalandım. Zaten akciğerlerim hasarlı, bir de bu çok kötü etkilendi. İlk defa kol ve bacak tutulumum oldu. 10 gün felç gibi yattım. İyi bir tedavi ile düzeldim. Tam düzelme değil tabi, çok yorucu olmayan günlük aktivitelerimi yapacak kadar düzeldim. Buna da şükür diyorum. Bu hastalıkla "Bir musibet bin nasihattan ötedir." sözünü gerçekleştirdim. Hastalığımın faydalarını da gördüm:

1. 17 yaşımdan beri çektiğim migrenim tamamen geçti. Artık başım ağrımıyor.

2. Eşim beni incitecek bir hareket yapmayı bırak, beni nasıl mutlu edeceğine dair planlar yapıyor.

3. Bizi üzen insanları hayatımızdan çıkardık. Daha problemsiz yaşıyoruz.

4. Beni gerçekten sevip sevmeyen insanları fark etme şansını yakaladım. Dostluklarda boşa kürek sallama devri bitti.

5. Bize borcu olan bazı yakınlarımız ben hastalanınca asla ödemeyi düşünmedikleri borçlarını ödediler (Hastalığım bereketiyle geldi).

6. Aile mutluluğumuz çok iyi bir seviyeye ulaştı.

7. Eskiden öfkeli bir insandım. Çok sakin bir insan haline geldim. Öfkeli olsam da yüzü yumuşak biriydim. Bu yaşa gelmeme rağmen evet-hayır'larımı oturtamamıştım. Artık oturttum. "Sağlığım uygun değil." deyip "hayır" kelimesini çok rahat kullanıyorum. 

Ben hastalığımın üzüntüden kaynaklandığına inanıyorum. 2012'de 48 yaşındaydım, üzüntüm 2009'da başladı, 3 yıl aralıksız sürdü. 2009'dan önceki yaşantımda uzun süren üzüntüm hiç olmadı. Tuz dışında çok sağlıklı beslendim. Şimdi tuz yemiyorum. Çok sevdiğim turşuya eski ölmüş bir dost gibi bakıyorum.Daha dikkatli besleniyorum. Yavaş yavaş hayattan tekrar zevk almaya başladım. İyileşeceğime inanıyorum. Eski pozitif yapımı tekrar kazanıyorum. Benim gibilere vaktini veren Severek Yaşa'ya teşekkür ediyorum. Böyle bir siteyle uğraştığına göre insan sevgisi konusunda beni aşmış biri, kalbindeki sevgi bitmesin.

Lupuslu arkadaşlara ve kendime tez zamanda kesin tedavinin bulunup sağlımıza kavuşmamızı diliyorum.

Demet Özen, Bursa"



2 yorum:

  1. Merhaba,
    Diğer insanların da bizler gibi hikayelerini okumak, gerçekten gerçek kişilerin var olduğunu bilmek daha doğrusu yalnız olmadığımızı bilmek çok güzel. Ama ben sizin de isminiz ve resminizle hikayenizi paylaşmanızı isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnız değiliz her geçen gün daha güçlenen bir birlikteliğimiz var. Hatırlarsınız paylaştığım ilk hikaye benim hikayemdi. Bu sıralar hikayemi bir senedeki değişikliklerle beraber tekrar yayınlamayı düşünüyordum. Kim bilir belki fotoğraftan daha ilerisi bile olabilir, sayın isimsiz takipçim. Sevgiler.

      Sil