Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

22 Mayıs 2015 Cuma

Esra'nın Lupus Hikayesi

Farkındalık yaratmak için hikayeler paylaşılmaya devam ediyor. Seray Hanım'dan sonra, "Lupus ailesine ben de katkı da bulunmak istiyorum." diyen Esra Karakaş Altıntaş'ta hikayesini paylaştı. İletişim kurmaktan büyük keyif aldığım bir insan. Farklı şehirlerde olmamızın üzüntüsünü yaşadım cidden. İyi insanlar gerçekten varlar.

"Merhaba, 

1982 İzmit doğumluyum. 1999 Marmara depremi sonrasında geçirdiğim ateşli bir hastalık sonrası hastanede tedavi altına alındım. Yapılan tahliller DNA, ANA, ANTİ ds-DNA sonuçları pozitif çıkınca ve idrarda protein kaçağı da tespit edilince doktorum SLE şüphesi ile takibe başladı. Ancak bir fiziki ya da laboratuvar bulgusu olmadığından teşhisim netleşmedi. 2008 yılında bacaklarımda döküntüler oluncaya kadar ciddiye almadım bu durumu. Bu zaman zarfında en büyük sıkıntım halsizlik ve yorgunluktu. Öyle ki, yolda yürürken dahi uykum geliyordu. Çevrem tarafından, üşengeç ve uyuşuk biri olduğum düşünülüyordu. 






2008 yılında bacağımda meydana gelen döküntüler sonrası başlayan tahliller ve biyopsi sonucu Lupus ve vaskülit (damar iltihabı) tanısı kondu. Vaskülit, Lupus'a bağlı bir yan hastalık ortaya çıkmış, hayatımı mahvetmişti. Yürüyemeyecek kadar ağır duruma gelmiştim. Ancak doktorum, Lupus'un hiçbir organ tutmadan teşhisini de sağlamıştı. Gerisini biliyorsunuz kortizon ve malum ilaçlarla toparladım. 

Hayatımın büyük bir kısmını hep yorgun olarak geçirmiştim. Şimdi ilaçlarla daha iyi hissediyorum. Lupus'u tetikleyen en büyük faktör üzüntü ve stresti. 1999 depremi büyük yaralar açmıştı. Bunun gibi büyük üzüntüler yaşadığım dönemlerde hastalığımın alevlendiğini fark ettim. 

Son olarak gebelik konusunda bir karar vermem gerekti. Hem Lupus hem vaskülit gebelik risklerini yükselttiği için çok zor bir karar süreci geçirdik. Bu süreçte anksiyete bozukluğu yaşayıp psikolojik destek aldım. Nihayetinde ise riskleri göze alamadık. Lupus'u insanlara anlatmak, anlamalarını beklemek ülkemizde çok zor. Birgün yüksek bilinçli bir toplumda, uzaklı gibi hissetmeden yaşayabiliriz umarım. Moral o kadar önemli ki, olabildiğince kaliteli bir hayat sürebilmemiz için mutluluk, huzur ve sürekli takip şart. Sağlık bizimle olsun. Sevgiler...

Esra Karakaş Altıntaş, Denizli"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder