Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

14 Kasım 2016 Pazartesi

Cahide'nin Lupus Hikayesi

Ümidi tam olan arkadaşımız Fatmanur'un hikayesinden sonra söz sırası Cahide'de.

"Merhaba,

Bende bir lupus hastasiyim daha doğrusu hastasıymışım. 2011 senesinde vücudumdaki morarmalar bir tanıdığımın dikkatini çekmişti. Apar topar hastaneye giderek tahlil verdik; ancak daha kan verirken bile damarın patlaması ve vücudumun morarması dikkatleri üzerime çekmeye yetmişti. 

Beklenen sonuç geldiğinde doktorlar bir daha tahlil istemişlerdi. Bir daha kan verdim ve aynı sonuç. Kan değerlerimin hepsi anormaldi. Çok geçmeden sevkimi hematolojiye yaptılar. Hematolojide araştırmaya alınmıştım. Kandaki hücreler kanser kılığına girerek hareket ediyorlardı; fakat kanser değillerdi. Bağışıklık sistemi savaş halindeydi. Saldırıya geçmişlerdi.


Birkaç ilaç kullanımının ardından purpura, peteşe, diş etlerimde ve damaklarda patlama ve bunların ardından dişlerimde durmayan kanamalar meydana geldi. Tabi apar topar acile gittik derken trombositlerimin de yok denecek kadar az kaldığını anladılar. Bu sefer kortizon tedavisi başlamıştı artık. 

Günde 8 kortizon, 8 Plaquenil, bir mide ilacı, bir ağrı kesici derken toplamda 20 ilaçla başladık. Her hafta tahliller sonuçlar kan alma operasyonları devam etti. Yaklaşık 8 ay sonra Lupus olduğum anlaşıldı. Takviye vitaminler, diyet ve ilaçlar ortalama iki sene kafamı sarhoş etmişlerdi. Yıl 2013 olduğunda ilaç sayım yari yarıya düşmüştü artık. "Kendine dikkat edeceksin." dediler. Zayıfladığım için kendimi de beğeniyordum aslında :) halsizlik, yorgunluk, bitkinlik ağrılar kısmını saymazsak tabi. Çünkü bu 2 sene boyunca eklemlerimdeki ağrılar ile geceleri inlemem her gün bana ne oluyor sorusunu sordurtmuştu. 

2013 senesinde kendimi toparlamaya başlamıştım, çünkü çalışmak istiyordum. 2010 senesinde fakülteden yeni mezun olmuştum. Bir işe girmek istemiştim. Lupustan dolayı yarım kalan hikayemi tamamlamak istiyordum. Çalışırken ALES'e girmeyi düşündüm, çünkü yüksek lisans yaparak tez yazabilirdim ve insanlara yararlı olabilirdim. Zaten mutsuzluk hissi ağır gelmeye baslamıştı. Meslek değiştiririm en azından diyerek sınava hazırlandım. Kendimi çok iyi hissediyordum sınava girdiğimde. ALES'ten yeterli puan olarak bir tezli yüksek lisans programına yerleştim. 

7 ay iç mimar olarak çalıştım. Lakin eylül ayında psikolojimde gelgitler, öfke ve sinir patlamaları, mutsuzluk hayatımı zorlaştırmaya baslamıştı. İşten çıkışımı almak zorunda kaldım. Ben de okuluma adapte olurum diye düsünmüştüm. Ancak depresyon gitgide büyüyordu. Dersler yoğundu. Çok geçmeden okuldan da bıktım ama okulumu bırakamazdım. Sürünerek gittim derslere. Kafam dersleri almıyordu. 

Regl depsresyonum (PMS) 2 haftayı buluyordu. Okuduğumu unutuyordum. Okula da gitmemeye başladım. Gitgide kafam karışmaya başlamıştı ve ders notlarım bir anda düştü. Gittikçe ilerleyen durumum psikoza dönmüştü. 2015 senesinde bipolar bozukluk, tükenmişlik sendromu, panik atak, depresyon ve anksiyete bir anda vurdu ve ben neye uğradığımı şaşırdım. Her gün ağlıyor, hiç konuşmuyordum. Anti-depresanlar ve diger ilaçlar bıktırmıştı resmen. Tez senesi okulu dondurdum mecburen. Tedaviye alındım. Hematoloji, romatoloji derken şimdi de psikiyatri... İnanılacak gibi değildi. Beynimin içinde bir kalabalık vardı, hiç susmayan,  gürültüsü uykumdan uyandıran. 

İnanın hiç iyileşemeyeceğim zannetmiştim. Negatif düşünen insan negatif yaşıyordu. Çünkü her şey negatif oluyordu. Yapayalnız kalmıştım. Öyle çirkinleştim ki vücudum, ensem, çenem özellikle boğazım koskocaman olmuştu sanki. Ve ben iyileşirsem eğer tezimi bu konuda yazmalıydım. Yazdım da. Belkide benden sonraki nesle bırakabileceğim en önemli eserimdi. Tezimin konusu Türkiye'deki ilk tez konusu oldu. Çok değerli hocalarımın taktirini almak ise olayın kaymaklı ekmek kadayıfı olmuştu.

Şimdi mi? Halen ilaçlara devam tabii. Bunları neden mi anlattım? Tezi yazdığım evrede bazı bulgulara ulaştım. Omega 3 ün bazı lupus hastalarına iyi gelebileceğini öğrendim mesela. Pozitif düşünmenin ve hissetmenin, farkındalığın, dingin yasamanın öneminin ne kadar önemli olduğunu anladım. Düşünce sisteminin hastalıklarla beraber çalıştığını da. Bunların yanı sıra başka bulguları da. Önemli olan huzurdu. Huzuru bulmam için hayatım boyunca elimden geleni yapmam gerekiyordu. Bir insan hayatını beyin sistemi ile beraber yaşıyordu. Bu sebeple başka lupus hastalarına faydalı olmam gerektiğini anladım. Bol bol kişisel gelişim ve sağlık okudum. Meditasyonlar, nefes teknikleri, dünyadaki pozitif düşünce felsefelerini okudum. Hala da okuyorum.

Biraz uzun oldu. Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim."

Cahide Kocaçal

6 yorum:

  1. başarmak güzel bir hoş olmalı.ben tezinin ne üzerine olduğunu merak ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cahide Kocaçal15 Kasım 2016 17:26

      Tezin konusu Pozitif ve Negatif Düsüncenin isgücü verimliligi üzerindeki etkisi hakkindadir. Sevgiler

      Sil
  2. Öncelikle çok geçmiş olsun, ayrıca çok teşekkürler bu değerli tecrubelerinizi bizimle paylaştığınız için. Bende 1981 yılından beri lupus hastasıyım ve başlangıçta sizin yaşadıklarımızın daha kötüsünü yaşamıştım. Geriye bakıp düşününce bana en çok acı veren psikolojik rahasizlikti. Size katılıyorum psikoloji en önemli faktörlerden biridir iyileşmek için. Ben çok şansliydim gerek eşim ve çocuklarim gerek ailem bu konuda çok hassas davrandı. Okuduğum lupus hastalarının hikayesine hepsi hastalık teşhis edilene kadar çok acılar yaşanıyor. Eminimki bir çok hastalara tercüman olmusunuzdur.size sağlık ve mutluluk dolu bir yaşam diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cahide Kocaçal15 Kasım 2016 17:15

      Çok tesekkür ederim. Her lupus hastasinin kendine zorluklari vardir..Her hastalikta motivasyon en önemli faktördür kanimca. Hele de kendisini pozitif hissedebilen insan her hastaligi yenecektir. Önemli olanhissedebilmek :)

      Sil
  3. Sadece bende var diye düşündüğüm bu hastalık meğer sen benim gibi çoğu kişilerde varmış rabbim şifa versin inşallah

    YanıtlaSil
  4. Amin cümlemize insallah bütün hastalara şifa Allahtan..

    YanıtlaSil