Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

14 Mayıs 2017 Pazar

Merve'nin Lupus Hikayesi


Merve'nin hikayesi de anneler gününe özel. Biz de onun cümleleriyle anneler gününü kutluyoruz. "Yüreğini çocuklarına adayan, üzüldüklerini onlara belli etmeyen, hasta olsalar da onlara hasta olduklarını belli etmeyen tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.Keyifli okumalar.

"
'HER KAPI UMUDA AÇILAN BİR  KAPIDIR'

Hikaye mi? Belki on dört yaşımdan, bu tarafa bu yazıyı yazarkenki kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Anneler günü dolayıyısıyla yazımı anneme ithaf ediyorum.

Hastalığım, ilk başladığında on dört yaşındaydım ve bu hastalıkla on iki yıldır mücadele ediyorum. Bu hastalık nedir? Onu da bilmiyordum. Doktor doktor gezmeye başladık. İlaç verip gönderiyorlar bir şeyi yok psikolojik, ya da farklı olarak eklemlerde ki artritler için büyüme çağında olduğu için oluyordur şimdi biz bir ilaç yazarız geçer. Gün gün kötü olmaya başladım; kusma, ateş, karın ağrısı,  boynumdan aşağısı tutmuyordu. Her geçen gün daha kötü olmaya başladım. Karnımı annem doyuruyor. Tuvalete bile gidemiyordum. Annem götürüyordu. 

Tavşanlı Devlet Hastanesi tahlillerim kötü olunca. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi –Çocuk bölümüne sevk edildim. İlk başlarda  hastalığıma yapılan tahlil sonuçları neticesinde “lösemi” denildi. Tekrar tahliller sonrasında romatizma denildi. Otuz üç gün hastanede yattım. “Bağ Dokusu Hastalıklarınla” takip edildim. Tedavime “Çocuk Nefrolojisi”nde devam edildi. 

Bunun yanı sıra hastalığım çevremdeki en yakın dost bildiğimiz insanlar yollarını ayırdı. Bir yıl liseye  devam edemedim. Yatılı kaldığım yurttan hastalığın bulaşır diyerek beni hiç sebebim yokken attılar. Annemden ayırmıştı yurt beni yurttan atmaları vuslata ermiştim. Hastalığım bu dönemde nüksetti, tekrar ilaç tekrar tedavi süreci başladı.

Bir yıl sonra liseye başladım. Bu süreçte hastalığım iyi seyretti . Üniversiteye gidemediğim dönemlerde hastalığım arttı .Sle, romatoid artrit, antifosfolipid antkior sendromu,  fibromiyalji hepsi bir aradaydı. Artritlerimden dolayı kortizon iğnesi yapılıyordu. Bir süre sonra ondan da yanıt alamadım . Mevcut tedavim değiştirilmek zorunda kalındı. 

Serum verildi ve her hastalığı etkileyen stres beni her geçen gün biraz daha yıkmaya başladı. Üniversiteyi dördüncü yılımda kazandım. Hastanede yatarken kazandığımı öğrendim. Her kapı umuda açılan bir kapıdır ve umudumu kaybettiğim yerde bana yeniden hayat doğmuştu. Yeni bir mücadeleye başladım. 

Mevcut olan tedavimde şu anda demir eksikliği anemisi için bir ilaç, göz kuruluğu için göz damlaları kullanıyorum ve Mathbera alıyorum.

Üniversiteyi  kazandığım zaman hiç tereddüt etmeden Manisa’ya geldi annem moralim yerinde olsun yeter ki sağlıklı olayım diye. Annem bana hizmet edince üzülüyorum. Kendimi koca çınar gibi görüyorum. Bazen ağaçların bile sağlığına imreniyorum. 

Arkadaşlarımın tavır ve davranışlarına sinirleniyorum sonrasında eve gelince üzülüyorum. Hastalığım nüksediyor, biricik anneciğim teselli veriyor. Gücüm yettikçe iyi bir edebiyatçı olmak, kitap yazmak istiyorum. İçe dönük yaşayan bir insanım, bu yazımı annemin yüreklendirmesi ile yazdım.

Umutsuz değilim, bir gün güzel günler göreceğime  inanıyorum. Hayatta hep zorluklar karşıma çıktı. Ayaklarım yere bassın, elim kalem tutsun, öğrenmeye olan aşkım hiç azalmasın yeter. Malum öğrenmek insana mutluluk veriyor. Her öğrendiğim bilgiyi bir gün iyi şekilde aktarabilirim. Mutluluklar paylaşıldıkça artar, acılar paylaşıldıkça azalır. Yüreğini çocuklarına adayan ,üzüldüklerini onlara belli etmeyen, hasta olsalar da onlara hasta olduklarını belli etmeyen tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.

Sağlıklı günler dilerim…
 MERVE DEMİR- MANİSA-2017"
  





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder