Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

2 Ekim 2015 Cuma

Emel'in Lupus Hikayesi

Hayatta olup biten şeylere, eğer yapabileceğiniz bir şey varsa kayıtsız kalmamak ne güzel şey değil mi? Farkındalık hareketine "Kayıtsız kalamadım." diyerek desteğini esirgemedi Emel. Kendisine hikayesini paylaştığı için çok teşekkür eder, yaşadığı o zor günlerin bir daha hiç tekrarı olmamasını dileriz.

"Merhaba,

Kayıtsız kalamadım ve anlatmak istedim ben de hikayemi. 6 yıl önce hamileyken başladı SLE (Lupus) ile yolculuğumuz. Anti DNA, Eliza testleri, kandaki değişiklikler, biyopsi ve vücudumdaki lekelerle tanısı konulan SLE hastalığını kabullenmek zor oldu; fakat tüm zorlukların üstesinden gelebileceğimi kanıtlamak istiyordum. 

Beyin damarlarım tıkandı, kalp zarım iltihaplandı, karın zarım iltihaplandı. Ateşlenmeler, ağrılar, ellerim ve ayaklarımda güç kaybı ve şişmeler, kuru göz sendromu... Lenfoma teşhisi bile yıldırmadı beni. Yine aynı hastalıktan annemi kaybettim 6 yıl önce. Ayrıca adrenal yetmezlik de var ve %52 oranlı rapor verildi.





Kızım doğdu, annemin hastalığını öğrendik. Onu 3 ay içerisinde kaybettik ve ben sonrasında hasta olduğumu öğrendim. Hastalığın bir çok tutulumu var. Bende iç organ tutulumu oluyor. Kinin ve kortizonla baskılıyoruz. Ayrıca FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi ve Sjögren teşhisi de konuldu. FMF için de kolşisin kullanıyorum. 18 gün Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yattım. Ciddi kilo kayıpları ve kas erimesi yaşadım. Şükür ki kontrol altında tutmaya çalışıyoruz. 

Sizlerden ricam kendinizi dinleyin; fakat panik yapmayın. Yaklaşık 6 aydır atak geçirmiyorum ciddi anlamda. Doktorumuzla irtibatta kalmak da çok önemli. Ben yağ, tuz ve şekeri hayatımdan çıkardım. Sağlıklı besleniyor ve her gün yemeklerimin yanında mutlaka maydanoz tüketiyorum. Kendimi ve yaşamayı seviyorum. Severek yaşamak kadar mutlu olabileceğimiz bir ruh hali yok. Hoşçakalın.

Emel Kaştaş"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder